Gestalt Terapisi

Gestalt Terapisi

Almanca bir kelime olan ‘‘gestalt’’ Almancada şekil, düzen ve tasarı anlamına gelmektedir. Gestalt terapisi bir insanın bütünsel olarak bilişsel deneyimini önemser. Gestalt psikolojisi der ki bütün parçaların toplamından daha önemlidir. Fritz Perls, Gestalt terapisinin kurucusu hem psikiyatrist hem de psikolog olarak Almanya’da yetişmiştir. Perls döneminin Freudyen zihniyetine uyum sağlamayan biridir. Gestalt yöneliminin çözüm odaklı olmaktan ziyade ciddi, oldukça farklı, zaman, disiplin ve beceri gerektiren bir uğraş olduğunu öne sürmüştür. Gestalt terapisi oluştururken Kurt Goldstein’den etkilenen Perls Beyin Hasarı Görmüş Askerler Enstitüsünde çalıştı. Aynı enstitüde çalışan Goldstein ‘bütünleyici’ bir oluşum ortaya atmıştı.

         1920lere doğru Moreno psikodrama akımını getirirken Gestalt terminolojisinde de devrim niteliğinde bir gelişme kaydedildi. Moreno’nun da dediği gibi ‘‘şimdi ve burada’’ cümlesi Gestalt terapisinde önemli bir anlama gelmektedir. 1912’de Koffka, Köhler ve Wertheimer tarafından kurulan Gestalt Berlin Okulu bilişsel süreçlerdeki organizasyonu çalışmıştır. Ayrıca algısal farklılıkları ve bireylerin gerçeklik algısı da konular arasındadır. Çalışmaları sonucunda Wertheimer ve arkadaşları çeşitli teoriler öne sürmüşlerdir.  Gestalt teorisine göre insanlar hayatlarına bir anlam bulmak için uğraşırlar ve bireylerin algısal deneyimindeki bütünsel tasarım bireysel elemanlardan daha önemlidir. Buna bir örnek olarak resim sanatı ve müzik verilebilir. Yapı taşlarını fark etmek ve anlam vermek Gestalt psikologlarına göre algılarımız da benzer bir şekilde organizedir. 

         Şekil & Zemin 

         Gestalt psikologları dış algıları ve insanların görsel ve işitsel deneyimiyle ilgilenmişlerdir. Perls ise daha kompleks içsel deneyimleri ve insanların nasıl bireysel ihtiyaçlarını karşılarken dış dünyayla bağlarını araştırmıştır. Perls’in teorisine göre insanların kendilerini defansları da içerisinde alarak bütün bir şekilde fark etmelerinin önemli olduğunu öne sürmüştür. Eğer bu farkındalık eksikse psikolojik büyüme gerçekleşemez ve semptomlar oluşabilir. 

         Şekil kelimesi Gestalt teorisince insanın o anki ihtiyacını karşılamaktadır. Bu ihtiyaçlar basit derecede olabilir açlık ve susuzluk gibi  ama duygusal, ilişkisel ve güven ihtiyacı da olabilir. İnsanlar farklı zamanlarda farklı şeylere ihtiyaç duyarlar ama birey iyi derecede fonksiyon elde ederken her ihtiyacı arka planda  ya da temel farkındalıkta kalır. İhtiyaçlar devamlı ortaya çıkar ve şekil haline gelirler karşıtlarında farkındalık arka planını bulundurarak ve birey en önemli ihtiyacını seçerek yoluna devam eder. İhtiyaçlar bu şekilde değerlendirildiğinde arka plana geçerler ve diğer baskılayan ihtiyaçlar ortaya çıkarlar. Gestalt teorisinde bu durum Gestaltların oluşumu ve yıkımı olarak geçer. Şekil ve zemin bir desen ya da bütün oluşturur, ve buna da Gestalt denir. 

Şimdi & Burada

         Gestalt terapide şimdi ve burada çok önemlidir. Danışanın şimdiki deneyimi, düşünceleri, duyguları ve aksiyonları Gestalt terapinin temelini oluşturur. Hatırlama ve plan yapma bile şimdiki fonskiyonlar olarak görüldüğünden geçmiş ve gelecek fark etmeyecektir. Mesela danışan geçmişle ilgili kaygılanıyor olabilir. Gestalt psikoloğu bu uzun anlatıya odaklanmaktansa danışanın geçmiş deneyimini şuanda deneyimlemesinde yardımcı olmaya çalışır. Gestalt terapisinde önemli olan deneyimdir. 

Bütünlük

         Bütünlük Gestalt terapisinde çok önemli bir konumdadır. Bütünlük danışanın bütün deneyimlerine yöneliktir: fiziksel, duygusal, entelektüel ve duyusal deneyimler olmak üzere dörde ayrılır. Bütün deneyimlerin entegre olması terapinin en merkezi hedefidir ve danışanlar kendileri üzerinde daha farkında olmaları amaçlanır ve bu hedefte sağlıklı bir şekilde ilerlemek önemlidir. 

Dilin Kullanımı

         Danışanların dili kullanımı bir diğer Gestalt terapide başka bir odak noktasıdır. Danışanlar anlık deneyimden uzaklaşmak için dili kullanabilirler. Gestalt terapisinin temel öğretisi dilin içerdiği mesajın ne anlama gelirse gelsin önemli olduğudur (Polster & Polster, 1974). Argo konuşmak da insanların kendini başkalarından uzaklaştırarak kendi deneyimlerinden de uzaklaşma yoludur. Yani dil bir sis örtüsünde kendilik ile ilgili önemli mesajlar içeren bir paylaşım platformudur. 

Nevroz Katmanları

         Perls insanların kendiliklerinden sakındıkları beş ana nevroz katmanlarını açıklamıştır (Perls, 1992). Bu beş ana nevroz katmanları sahtelik, fobik, çıkmaz, patlayıcı ve çöktürmedir. Sahtelik katmanı insanların klişeleşmiş veya yapay bir şekilde olan insan ilişkileridir. Buna örnek olarak muhabbet etmek ve rol yapma verilebilir. Fobik katman ise bizim kendimiz hakkında görmezden geldiğimiz duygusal rahatsızlık ve acıları içermektedir. Çıkmaz ise hiçlik veya boşluk olgusunun kaçınmak veya tıkanmakla ilişkilendirilen bir katmandır. Çıkmaz katmanında insanlar yetişkin bir insan ve kişisel sorumluluk almaktansa çevreyi manipüle etmek için uğraşırlar. Perls’e göre zorluklara karşı durarak problemler çözülmez ve çıkmaz katmanı terapideki sorunları içermektedir (Perls, 1992). Çöktürme katmanı ise ölüm duygusuna izin vermeyi içerir. Perls bu katmanı ‘‘ölüm’’ katmanı olarak açıklar ve içerisinde patlayıcı bir deneyim olduğunu söyler ki bu da gerçeklikle ya da otantiklikle bir bağ olarak görülmektedir. 

Rüyalar

         Gestalt terapisinde rüyaların önemi büyüktür. Perls (1992) rüyaların ‘‘bütünleşmenin altın yolu’’ olarak geçmektedir. Perls’e göre rüyanın her elemanı kendi içerisinde rüyayı görenin halini ve tavrını içermektedir bu yüzden de rüyaları anlamanın yolu parçaları birleştirmekten geçer. Bunun bir yolu rüyayı görene soru sorarak rüyanın parçası olmasını istemekten geçer. Bu özdeşleştirme tekniği psikodinamik modelde kullanılan ve genelde rüyayı görene terapist vasıtasıyla sorular sorarak gerçekleştirilmektedir. 

Boş Sandalye 

         Boş sandalye tekniği rüyaların analizinde kullanılan bir Gestalt yaklaşımıdır. Danışanlar ‘‘iki sandalye tekniğini’’ kullanarak rüyaların farklı elemanları analiz edilebilir. Bu teknikte danışan bir sandalyede oturur ve karşısında boş sandalye vardır. Mesela yas tutan bir danışan ölü yani artık var olmayan biriyle konuşarak acısını hafifletebilir. Bu danışanın zor ve karışık duygularla (sinir, pişmanlık, gücenme vb.) başa çıkmasında yardımcı olabilir. 

Grup Çalışması

         Gestalt terapisi grup terapisi olarak uygulanmaktadır.  Grup çalışmasının birçok faydası vardır. Bunlardan bazıları paylaşarak öğrenme, pratik fayda olarak daha ucuz bir terapi vb. Fakat Gestalt terapisi diğer grup terapilerinden oldukça farklı olarak öne çıkmaktadır. Gruptaki bir üye öne çıkarak kendini tanıtır ve diğer grup üyeleri ona dikkat kesilir. Perls (1992) yazılarında ‘‘sıcak koltuk’’ deyimini kullanarak danışanların kendi problemlerini paylaşıp geri çekilip diğerlerini dinlemelerini öne sürmüştür. Bu durumda grup geri bildirim vererek danışana destek olmaktadır. Harris ve Philippson (1992) yeni bir model öne sürmüşlerdir. Bu modelde grup dinamikleri öne çıkmaktadır. Aslında sorunların bir çoğunun sosyal ilişkilerdeki problemler olduğu bilinmektedir. Yani insanlar yalnız bir şekilde yaşamazlar.

Latest posts by Uzman Psikolog İlayda Tüter (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir