Avustralya’daki Genç Ergen Mültecilerin Ruh Sağlığı Üzerine bir Çalışma

Avustralya’daki Genç Ergen Mültecilerin Ruh Sağlığı Üzerine bir Çalışma

Master ödevi olarak yaptığım bu çalışma pek ses getirmese de önemli bir noktaya parmak basmak için yapılmıştır. Bu çalışmanın sorusu şudur: Psikolojik araştırmalar akıl sağlığı ve ruh sağlığı eşitsizliklerine ne kadar değinmektedir? Bu sorudan yola çıkarak Avustralya’da yaşayan mültecilerin ruh sağlığı araştırılmıştır. Bilindiği üzere mülteciler zor koşullarda yaşamaktadırlar. Mülteci krizi günümüzdeki en önemli global krizdir. Afrika ya da Orta doğu olsun fark etmez Avrupa, Asya, Amerika ve Avustralya’ya kadar uzanan global bir göç söz konusudur. Birleşmiş Milletlerin Global Eğilim Raporunda da söz ettiği üzere 2015’in sonuna kadar 65.3 milyon insan evlerini bırakıp gitmek zorunda kalmıştır ki bu da 4.8 milyon bir artışı göstermektedir. Bu da toplumu, ekonomiyi, iyi oluşu ve her şeyi etkileyen bir durumdur.

Bu durum mültecilerin fiziksel ve ruhsal sağlığında eşitsizlik söz konusu olduğunu göstermektedir. Mülteciler evlerini bırakmanın travmasını yaşamaktadırlar. Ayrıca bıraktıkları evlerinde şiddetle yüz yüze gelen mülteciler gelecek hayatlarındaki belirsizlikle de yüzleşmektedirler. Bu deneyim temsil edilmemekte, mülteciler sosyal olarak dışlanmakta ve yeni ülkedeki hayatları risklerle dolu olmaktadır. Yeni ülkedeki şartlara alışma ve bir tür bağ kurma genç mültecilerin iyi oluşu açısından çok önemlidir. (Beirens, Hughes, Hek, & Spicer, 2007; Hek, 2005; Kia-Keating, & Ellis, 2007; O’Sullivan, Oliff, 2006).

Avustralyadaki ve Dünyadaki Mülteci Krizi

2017’den itibaren Avustralya devleti sığınma arayan insanları aç ve yoksul bırakmaktadır. 15.000 insanın mülteci olduğu bir ülkede bu çok çarpıcı bir bulgudur. Mülteciler çalışma izni alamadıklarından yaşamları risk altındadır. 2017 Ağustos’ta Bakanlık destek alabilen insanları değiştirmiştir. Burs alan öğrenciler, ailesine para yollayanlar, ve işi olanlar programdan çıkartılmışlardır. İşten çıkarılanlan bir daha iş bulmakta zorlanmaktadırlar. (Mülteci Konsülü Avustralya, 2017)

Avustralya’nın gelişmiş bir ülke olduğu düşünüyoruz değil mi? Mültecilerin büyük çoğunluğu gelişmekte olan ya da fakir ülkelerde kalmaktadırlar. Mültecilerin yüzde 86’sı düşük ya da orta seviyede maddi güçteki ülkelerde kalmaktadırlar. Avrupa, Amerika ve Avustralya’da artan sınır kontrollerinden dolayı mülteciler gelişmekte olan ülkelerde kalmaktadırlar. Çoğu işsiz kalmakta, eğitimleri duraksamakta ve sağlık imkanları kısıtlı kalmaktadır. Hayatları akıl, ruh ve fiziksel sağlık açısından ciddi eşitsizliklerle doludur.

 Bulgular

  1. Savaştan etkilenen mülteci çocuklar genellikle anksiyete ve depresyon deneyimmlemekte ve sinir ve şiddetle maruz kaldıkları için paranoya, insomniya ve ölümle yüz yüze kalma deneyimlemektedirler. (Garbarino & Kostelny, 1996; Jablensky et al., 1994).
  2. Mültecileri sağlık merkezleriyle olan bağlarında bazı bariyerler bulunmakta ve akıl ve ruh sağlığı bozukluklarında daha az mültecinin destek aldığı bilinmektedir. (Ziaian, Anstiss, Anyoniou, Bagburst, & Sawyer, 2012)
  3. Savaştan etkilenmiş gençlerde kayıp ve güçlük gözlemlenmektedir. (Summerfield, 1999). Bu patholojik bakış açısı mültecilerin sağlık servislerine ulaşımının önünü açsa da çocukların direnç ve dayanıklılıklarını kırabilir. Papadopoulos, 2001; Rousseau, 1993; Watters, 2001).
  4. Mülteci uçusu, sivil çatışma, savaş, yemek kesintisi, temizlik sorunları ve hijyenik koşullardaki güçlük mültecilerde kabızlık, yetersiz beslenme, ve enfeksiyona sebebiyet verebilir. (Toole and Waldman,1993).
  5. Mülteci çocuklar kendi ülkeleri ve yeni yaşadıkları ülke arasında bölünürler. Kendi ülkelerindeki hatıralarla yeni yaşadıkları ülkede edindikleri yeni kültür ve mülteci kültürü arasında kalabilirler. (Tobin and Friedman,1984).
  6. En büyük sorun ise Avustralya’da uygulanan poliçelerin Avrupa’da adeta kopyalanarak benzer şekilde uygulanmasıdır. (Loewenstein, 2016).

 

Bu rapor mülteci ruh sağlığını ve Avustralya’daki çevreyi araştırmak için yazılmıştır. Ana amacı mültecilerin yaşadığı zorluklar, göç öncesi ve sonrası ruh sağlıkları ve bu durumdan ne kadar etkilendiklerini araştırmaktır. Mülteci ruh sağlığı büyük bir öneme sahiptir. İnsan Gelişimi Endeksine (İGE) göre Avustralya ikinci en gelişmiş ülke olmasına rağmen mültecilerin içinde bulunduğu koşullar hayret vericidir. Eğer Avustralya ”gelişmiş” bir ülke ise bu sorunları çözüp mültecilerin ruh sağlığını geliştirmek için çabalaması gerekmektedir. Bu süreç zor, cesaret, tolerans ve farklılıklara duyarlılık gerektiren bir süreçtir. Avustralya’da 28.2 % mülteci bulunmakta ki bu da 6.7 milyon insana denk gelmektedir. Bu sayı gün geçtikçe artmaktadır ve Avustralya daha multi kültürel hale gelmektedir. Eğer Avustralya gelişmek istiyorsa poliçelerin değişmesi ve yeni nesilden birçok kişinin bilinçlendirme projelerine destek vermesi gerekmektedir. Ayrıca mültecilere kendi halkına davrandığı gibi davranmaları da gerekmektedir.

Latest posts by Uzman Psikolog İlayda Tüter (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir